Pazartesi, Ağustos 25

SunShiNe SeNSiN....

Şuan içinde olduğun halden çık… Sana yabancı iki insanın, aşağıdaki diyaloguna şahit olmaya hazırlan.
İsimlerden arın, taraflardan birini seç.

Benden sana tavsiye… Beni dinle ve O’nun yerinde olma fırsatını değerlendir.

SunShine:
eski usul arabeskliklerim yoktur
SunShine:
eskiden vardı
SunShine:
bak paşa paşa sordum
SunShine:
gideyim mi kalayım mı diye
SunShine:
git dedin gidiyorum.
SunShine:
peki.
Sigur_:
bak
Sigur_:
tam 1 yıl surdu
Sigur_:
1 yıl once bu günlerde tanısmıstık
Sigur_:
Bense ancak bir kaç gün önce, alakasız bir anda... biranda! bittigini kendime itiraf ettim
Sigur_:
ama asıl yükselmeyi bu itirafı hissetmeye başlayınca yaşadım
Sigur_:
başka bir hayat mümkün
Sigur_:
başkasını yeniden sevebilmem mümkün
Sigur_:
devam etmek mümkün
Sigur_:
tek eşli olabilmem mümkün
Sigur_:
iyi bir sevgili olmam mümkün
Sigur_:
sadık olmam mümkün
Sigur_:
aslında herşey.. guzel olan herşey benim için artık mümkün
SunShine:
ve
Sigur_:
ve bu bnm icin çok yeni bişey
SunShine:
çok güzel
SunShine:
peki bana neden izin vermiyorsun ?
SunShine:
istediğin kadar dürüst/açık olabilirsin
SunShine:
geri gel
Sigur_:
geri gelemem
Sigur_:
gelirsem pişman olurum
Sigur_:
ve bu hakkımı gereksiz yere epey kullandım :)
SunShine:
seni sevmeme izin vermen için ne yapmam lazım ?
Sigur_:
beni sevme demioum ki
Sigur_:
ne dieceimi tamda bilemioum
Sigur_:
şuanda sadece
Sigur_:
bak çok durustce
Sigur_:
eger sana izin verirsem
Sigur_:
seni kullanır olmaktan korkuoum
SunShine:
bu umrumdamı sanıyorsun ?
SunShine:
daha kötülerini yaşadım
SunShine:
benim için endişelenmeyi bana bırak
SunShine:
sana gel benim sevgilim ol diyen yok.
SunShine:
sadece sana yakın olmama izin ver. seninle zaman geçirmeme izin ver.
SunShine:
kimbilir belki bi gün sende beni özlersin
Sigur_:
buyuk olasılıkla daha kotu olucak
SunShine:
o benim sorunum
SunShine:
ok ?
Sigur_:
ok
Sigur_:
ama aklını yemişsin sen
SunShine:
peki
SunShine:
sadece sevdim.
Sigur_:
beni tanımıosun bile...
SunShine:
tanımak istiyorum
Sigur_:
tanımadan seviosun.. zaten hiçkimse kimseyi tanımıyor aslında...
SunShine:
bu arada bana bir mesaj atarmısın. seni arayamamak için telefonunu sildim. dayanamayıp sürekli arıyordum
Sigur_:
yaaa
Sigur_:
yapma işte
Sigur_:
hiç mi gecmisinden ders almıosun
Sigur:
geri gel....
Sigur_:
ben ne yaparsam yapiim bu bole mi olcak
Sigur_:
cunki beni tanıdıkca yaptıklarım seni cokta mutlu etmicek
Sigur_:
sana belki hiç aşık olmicam ama senden gelen ılık ruzgarı hep sevicem
Sigur_:
zorda kaldıkca isticem
SunShine:
buna geri dönme. ok ?
Sigur_:
razı mıyız buna? sende bende
SunShine:
ben razıyım
SunShine:
seni bilmiyorum. ama olmanı istiyorum.
Sigur_:
bana doğru olanı yapmak için hiçbir seçenek bırakmadın artık ama...
Sigur_:
caldırdım
SunShine:
kaydettim
SunShine:
bovling severmiydin ?
Sigur_:
:)))
Sigur_:
tabii ki.. bowling tabii ki severim.
SunShine:
ok beni yenmene izin veririm
Sigur_:
ii miisindir ki
SunShine:
biraz yüksekten uçayım dedim
SunShine:
130 larda geziyorum

SunShine:
sen ?
Sigur_:
heheheh
Sigur_:
e bende fena diilim
Sigur_:
günümdeysem..
SunShine:
make my day
Sigur_:
bu sunshine nerden gelio bu arada?
SunShine:
sunshine sensin........................................................

Bütün bildiklerimiz allak bullak şuan. Herkes bunu konuşuyor. Festival havası var sanki şehirde.
Sonunun nasıl olduğunun hiçbir önemi yok!
Belki bütün küsleri barıştırmayacak bu olanlar.
Çoğunluğun kalbi hala kırık kalacak.
Çok bir işe yaramayacak belki. Zamanın ateşli dudaklarında harcanıp gidecek bütün o diğer muhteşem fikirler gibi... 20li yaşlar gibi.
Yine de ayaklarım yere falan basmasın istiyorum. Herkese anlatmak istiyorum duyduklarımı.
O kadar uzun zaman aynı sorunun peşinde o kadar çok koşmuşum ki. Tüm sevdiklerimde peşimden.. ben onlar öyle yaptı die, onlarda ben öyle yapıyorum diye....
Kimin kazandığı kimin umrunda !! Adam çatır çatır hiç korkmadan her şeye razı. Denememiş olmak belli ki tek korkusu. Kaybedilcek tek şey bu çünkü.

Her sabah uyanabilmenin bir anlamı olmalı... Her güne, sevdiklerimizi heran kaybedebileceğimizi bilerek.. yine de o güne başlayabilmenin, devam edebilmenin bir anlamı olmalı.

Bu bir mucize !!!

Bu bir cevap !

Başladığım günden beri bana sorulan tüm sorulara tek bir cevap....

Sun shine sensin....

Cuma, Ağustos 1

Bunlar Benim Başımaaaslaaa Gelmez !

Yusufcuk neredeyse tüm yazı istanbul'da geçiriyormuş. Küçük Prens bana dün anlattı. Bende her kelimesine yorum katarak aşağıda aktarıyorum... Prense ise sonra geleceğiz.:)
- İki gün önce taxim'de gördüm onu. fena görünmüyordu. Bunu tabiiki ona söylemedim. Aksi halde ne kadar kısa olursa olsun, sohbet katlanılmaz bir hal alabilirdi. Canı çok sıkkınmış... tatile çıkıcakmış bugün ama kanalı olmadığı için boş kafa ile geçmez, kanal bulmam lazım dedi.

Yusufcuk'dan nefret eden Küçük Prens tabii ki kanalı olduğunu ama vermeyeceğini söylemiş. İstersen Ruhşen'e sor, birazdan gelir o da, onun var biliyorsun' demiş. Ruhşen bunu duyarsa, Yusufcuk'un cevabını çok merak eder eminim...

-yorumsuz.. birşey demedi valla.

Ben dayanamayıp sordum... ' Peki Ruhşen'nin başına gelenlerden bahsettin mi?'

- Neyim ben sence.. cani mi??

İçimden.. ' Sıçmışım o zaman tavrına.. Zaten hiç kimse Yusufcuk'tan tam olarak nefret edemiyor... kimse !' demek geçti.



Tabii ki söylemedim.


.


Zamanı gelecek ve nihayet hepimiz daha az hastalıklı ihtiyaçlara sahip olacağız... Yasmin o insanı bunaltan kararsızlığı ve kendini üzmeye olan kararlı bağımlılığından arınacak. Ruhşen, sırf sıra kendisine gelmesin diye başkalarını yargılamaktan elbet birgün yorulacak. Orhanla Hale, bir akşam evlerinde başbaşa yemek yerken aslında bu saçmalığa daha fazla devam etmek istemediklerini anlayacaklar.
Hihayetinde, yusufcuk artık diğerlerinden üstün olduğunu bilme ihtiyacından, daha da önemlisi hangisinin hikayesinin sonunda başarılı olduğunu merak etme hastalığından kurtulacak !
HAzzz Hırsızı olan eski dostum umarım bir gün bu kadar egoist olmadan da yaşanabileceğini anlayacak. Onun taklidi olan küçük, sevimli 'cunt'cıkları ise artık görmek istemiyorum.
Toplu olarak vazgecsek aslında tüm bunlardan. Hüzünlü orospuları bu kadar sevmesek... en azından, sırf her verdiklerinde üstüne para verildiği için bu kadar özenmesek. Yaşamak istediğimiz hiçbir boku yapmaya cesaretimiz olmadığı için tüm paramızı yeşile, beyaza boyamasak.
Çünkü tüm bunların altında yatan sebep kolay değişmeyecek... Çünkü hiçbir şey hayal ettiğimiz kadar mükemmel olmayacak ve hiçbir şey fantazilerimiz kadar heyecan vermeyecek.

_ Hayatım, sana yanaklarımın nasıl bu hale geldiğinden bahsetmiş miydim ?
- Sus ve yalamaya devam et ...
_ Peki seni hala çok sevmeye de devam edebilir miyim ?

Eğer hala anlaşılamıyorsam sanırım soyunucam ... Bu çocuklar daha fazla 'anlaşılaMaMa'yı kaldıramaz !
Acaba Ruhşen ile Hale'yi bi gang bangin ortasında climax öncesi mi yüzleştirsem..? ve tabii üstlerinde birer Amerikan futbol takımı, H. Ü. Red Deers ve K. Ü. GI Joes.
yani, 1 for my baby n 1 more for the mom !

Küçük prens benim saatler süren monologumdan o kadar sıkıldı ki, dalgın vaziyette, mono bir monolog gerçekleştirdi:

- Acaba Tedavi mi görsem...